İçeriğe geç

Yollar Şiiri

Ahmet Haşim · İlk yayın: Göl Saatleri (1921) · 68 dize

PDF İndir

Bir lamba hüzniyle
Kısıldı altın ufuklarda akşamın güneşi;
Söndü göllerde aks-i girye-veşi
Gecenin âvdet-i sükuniyle

Yollar
Ki gider kimsesiz, tehî, ebedi,
Yollar
Hep birer hatt-ı pür sükut oldu
Akşamın sine-i gubârında.

Onlar
Hangi bir belde-i hayale gider,
Böyle sessiz ve kimsesiz şimdi?

Meftûr
Ve muhterîz yine bir nefha-i hayal esiyor;
Bu nefha dalları bîtab ü bîmecal uyutur.
Sonra eyler giyâhı nâlende,
Sonra âgûş-u ufk içinde ölür...
Ey kalb!
Seni öldürmesin bir sâye-i şeb,
İşte bir dest-i sâhir ü mahfî
Sana nûr-ı nücûmu indirdi.

Kuruldu işte, mesâfât içinde, lâl-i mesâ
Bütün meâbid-i hiss ü meâbid-i hulyâ
Bütün meâbid-i mechule-i ümmîd-i beşer...
Gurûb içinde bu eşkâl-i bîhudud-ı zehep
Zücâc-ı san'at ü fikretle yükselirler hep;
Büyük denizlere benzer eteklerinde sükût,
Sükût-ı namütenâhi, sükût-ı namahdût,
Sükût-ı afv ü emel...

Bir el
Derîçelerde bir altın ziya yakıp indi,
Aktı âb-ı sükûta yıldızlar
Bütün sular zehebî lerzelerle işlendi.

Tâ öteden
Şimdi zer gözleriyle tâ öteden
Gam-ı ervâhı vecde davet eder
Bütün meâbid-i mechule-i ümid-i beşer.
Bütün meâbid-i vecdin soluk ilaheleri
Birer birer iniyor, gözlerinde rüyalar;
Dudaklarında ziyâdâr ve muhteriz titrer
Akşamın buse-i huzû-eseri.

Soluk ve gölgeli simalarında reng-i mesâ
Nakşeder bir teheyyüc-i rüya:
Biri yorgun sema-yı lâle bakar,
Biri bir gölge meşy ü gâşyile
Miyâh-ı râkideye samt ü hâb içinde akar;
Biri bir erganûn-ı eb'âdı
Dinliyor gölgelerde ser-bezemin,
Biri altın gözüyle, güya ki,
Sana ey kalb-i müphem ü bâkî
"Gel!" diyor.
Lakin
İniyor
İşte leylin zalâm-ı bîdâdı...

Yollar
Ah ey kimsesiz giden yollar,
Yolların ey sükût-ı hüzn-eseri,
Bugünün inmeden şeb-i kederi,
Meâbid-i emel ü histe sönmeden bu ziya,
Ölmeden onların ilaheleri,
Ah gitmez mi, kimsesiz, sessiz
Yollar,
Ah gitmez mi hatt-ı sâkitiniz,
Şimdi zer gözleriyle, tâ öteden
Tâ öteden
Gam-ı ervâhı vecde davet eden
Uzak meâbid-i pür-nûr-ı vecd ü rüyaya
Ki câbecâ kapıyor bâb-ı vâ'dini sâye.

Ahmet Haşim 1933 yılında öldüğü için bu eserin özgün metni kamu malıdır. Metin Vikikaynak aktarımından alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansıyla paylaşılır.

Yollar Şiirinin Açıklaması

Şiir, akşam güneşinin altın ufuklarda bir lambanın hüznüyle kısıldığı, göllerdeki ağlamaklı yansımanın gecenin sükûnuyla söndüğü anla başlar. Kimsesiz, boş ve sonsuz giden yollar, akşamın tozlu bağrında sessiz birer çizgiye dönüşmüştür; şair bu yolların hangi hayal beldesine gittiğini sorar. Ardından yorgun bir hayal esintisi dalları uyutur, otları inletir ve ufkun kucağında ölür. Şair kalbine seslenir: Gecenin gölgesi onu öldürmesin, çünkü büyücü ve gizli bir el ona yıldızların ışığını indirmiştir. Gün batımında, uzaklarda duygu ve hayal mabetleri, insanın bilinmeyen umutlarının mabetleri kurulur; bunlar sanat ve düşünce camından yükselir, eteklerinde sonsuz bir sükût vardır. Bu mabetlerin soluk ilaheleri gözlerinde rüyalarla birer birer iner; biri yorgun, dilsiz göğe (“sema-yı lâl”) bakar, biri durgun sulara akar, biri altın gözüyle kalbe “Gel!” der. Ama gecenin zalim karanlığı iner. Şiir, yollara yöneltilen bir dilekle biter: Gece çökmeden ve o ilaheler ölmeden, kimsesiz ve sessiz yollar ışıkla dolu o uzak vecd ve rüya mabetlerine gitmez mi?

Yollar Ana Fikri

Akşamın son ışığında beliren hayal ve umut mabetlerine, gece karanlığı her şeyi örtmeden ulaşma isteği, sessiz yollara bağlanan bir özleme dönüşür.

Teması

Akşam ve hayal özlemi

Ahmet Haşim'in Diğer Şiirleri

Tüm Ahmet Haşim şiirleri →