Yakup Kadri’ye
Bî-haber gövdeme gelmiş konmuş,
Müteheyyiç, mütekallis bir baş;
Ayırır sanki bu baştan etimi
Ömr-i ehrâma muâdil bir yaş!..
Ürkerim kendi hayâlâtımdan,
Sanki kandır şakağımdan akıyor;
Bir kızıl çehrede âteş gözler
Bana güya ki içimden bakıyor.
Bu cehennemde yetişmiş kafaya
Kanlı bir lokmadır ancak mihenim,
Ah ya Rabbî, nasıl birleşti
Bu çetin başla bu suçsuz bedenim?
Dişi, tırnakları geçmiş tenime
Gövdem üstünde duran ifrîtin;
Bir küçük lâhza-i ârâma feda
Bütün âlâyiş-i nâm ü sıytin!..
Ahmet Haşim 1933 yılında öldüğü için bu eserin özgün metni kamu malıdır. Metin Vikikaynak aktarımından alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansıyla paylaşılır.
Başım Şiirinin Açıklaması
Dört dörtlükten oluşan şiirde konuşan kişi, kendi başını bedenine yabancı, korkutucu bir varlık gibi anlatır. İlk dörtlükte habersiz gövdesine heyecanlı (“müteheyyiç”) ve kasılmış (“mütekallis”) bir başın gelip konduğunu söyler; bu baş ile eti arasında sanki piramitlerin (“ehrâm”) ömrüne denk bir yaş farkı vardır. İkinci dörtlükte kendi hayallerinden ürktüğünü, şakağından kan akıyormuş gibi olduğunu, kızıl bir yüzdeki ateş gözlerin ona içinden baktığını anlatır. Üçüncü dörtlükte çektiği sıkıntıların bu cehennemde yetişmiş kafaya ancak kanlı bir lokma olduğunu söyler ve Tanrı'ya, bu çetin başla suçsuz bedeninin nasıl birleştiğini sorar. Son dörtlükte başını, gövdesine diş ve tırnak geçirmiş bir “ifrît”e, yani kötü bir cine benzetir; bir anlık dinlenme için ünün ve şöhretin bütün gösterişini feda edeceğini söyler. Şiir, düşüncenin ve hayallerin insana verdiği yorgunluğu baş ile beden arasındaki bir çatışma olarak dile getirir.
Başım Ana Fikri
Düşüncenin ve hayallerin ağırlığı, insanın kendi başını bedenine yabancı, onu yiyip bitiren bir varlık gibi görmesine yol açar.
Teması
Düşüncenin acısı ve yorgunluk