İçeriğe geç

O Belde Şiiri

Ahmet Haşim · İlk yayın: Göl Saatleri (1921) · 59 dize

PDF İndir

Denizlerden
Esen bu ince hava saçlarınla eğlensin.
Bilsen
Melâl-i hasret ü gurbetle ufk-ı şâma bakan
Bu gözlerinle, bu hüznünle sen ne dilbersin!
Ne sen,
Ne ben,
Ne de hüsnünde toplanan bu mesâ,
Ne de âlâm-ı fikre bir mersâ
Olan bu mâi deniz,
Melâli anlamıyan nesle aşina değiliz.
Sana yalnız bir ince taze kadın,
Bana yalnızca eski bir budala
Diyen bugünkü beşer,
Bu sefil iştihâ, bu kirli nazar
Bulamaz sende bende bir mâna,
Ne bu akşamda bir gam-ı nermin,
Ne de durgun denizde bir muğber
Lerze-i istitâr ü istiğnâ.
Sen ve ben
Ve deniz
Ve bu akşam ki lerzesiz, sessiz
Topluyor bûy-ı ruhunu gûya
Uzak
Ve mâi gölgeli bir beldeden cüdâ kalarak
Bu nefy ü hicre müebbet bu yerde mahkûmuz...

O belde
Durur menâtık-ı dûşize-i tahayyülde;
Mâi bir akşam
Eder üstünde daima ârâm;
Eteklerinde deniz
Döker ervâha bir sükûn-ı menâm.
Kadınlar or'da güzel, ince, saf, leylîdir;
Hepsinin gözlerinde hüznün var,
Hepsi hemşiredir veyahut yâr;
Dilde tenvîm-i ıstırabı bilir
Dudaklarındaki giryende buseler, yahut,
O gözlerindeki nîlî sükût-ı istifhâm.
Onların ruhu şâm-ı muğberden
Mütekâsif menekşelerdir ki
Mütemâdi sükûn u samtı arar;
Şu'le-i bîziyâ-yı hüzn-i kamer
Mülteci sanki sade ellerine.
O kadar nâtüvan ki, ah, onlar,
Onların hüzn-i lâl ü müştereki,
Sonra dalgın mesâ, o hasta deniz
Hepsi benzer o yerde birbirine...
O belde
Hangi bir kıt'a-i muhayyelde?
Hangi bir nehr-i dûr ile mahdut?
Bir yalan yer midir, veya mevcut,
Fakat bulunmıyacak bir melâz-ı hulya mı?
Bilmem... Yalnız
Bildiğim, sen ve ben ve mâi deniz
Ve bu akşam ki eyliyor tehzîz
Bende evtâr-ı hüzn ü ilhamı.
Uzak
Ve mâi gölgeli bir beldeden cüdâ kalarak,
Bu nefy ü hicre müebbet bu yerde mahkûmuz.

Ahmet Haşim 1933 yılında öldüğü için bu eserin özgün metni kamu malıdır. Metin Vikikaynak aktarımından alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansıyla paylaşılır.

O Belde Şiirinin Açıklaması

Şiirde konuşan kişi, denizden esen ince rüzgârın saçlarıyla oynadığı bir kadına akşam vakti seslenir; onun hasret ve gurbet hüznüyle ufka bakan gözlerini çok güzel bulur. Ardından ne kendisinin, ne kadının, ne de bu mavi denizin hüznü anlamayan bugünkü nesle yakın olduğunu söyler: Bugünkü insanlar kadına yalnızca “bir ince taze kadın”, şaire ise “eski bir budala” der; bu “sefil iştihâ” ve “kirli nazar” onlarda bir anlam bulamaz. Bu yüzden ikisi, uzak ve mavi gölgeli bir beldeden ayrı düşmüş olarak bu yerde sürgün ve ayrılığa ömür boyu mahkûmdur. İkinci bölümde o belde anlatılır: Hayalin el değmemiş bölgelerinde durur; üstünde hep mavi bir akşam vardır, eteklerindeki deniz ruhlara uyku sükûnu verir. Oranın kadınları güzel, ince, saf ve geceye özgüdür; gözlerinde hüzün vardır, hepsi kız kardeş ya da sevgilidir. Şair sonunda bu beldenin nerede olduğunu, gerçek mi yoksa bulunamayacak bir hayal sığınağı mı olduğunu bilmediğini söyler. Bildiği tek şey kadın, kendisi, mavi deniz ve hüzün tellerini titreten bu akşamdır. Şiir, başta söylenen sürgün ve mahkûmiyet dizeleriyle kapanır.

O Belde Ana Fikri

Hüznü anlamayan bir çağda yaşayan duyarlı insan, kendini gerçeklikte sürgün sayar ve ancak hayalde var olan uzak bir ülkeye özlem duyar.

Teması

Hayal ülkesi ve yabancılaşma

Ahmet Haşim'in Diğer Şiirleri

Tüm Ahmet Haşim şiirleri →