İçeriğe geç

Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
Ve bir zaman bakacaksın semâya ağlayarak..

Sular sarardı... Yüzün perde perde solmakta,
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta..

Eğilmiş arza, kanar, muttasıl kanar güller..
Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller..
Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer?

Bu bir lisân-ı hafîdir ki ruha dolmakta
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta...

Ahmet Haşim 1933 yılında öldüğü için bu eserin özgün metni kamu malıdır. Metin Vikikaynak aktarımından alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansıyla paylaşılır.

Merdiven Şiirinin Açıklaması

Şiir, karşısındakine bu merdivenlerden ağır ağır çıkacağını, eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprakla bir zaman ağlayarak göğe bakacağını söyleyerek başlar. İkinci bentte suların sarardığı, onun yüzünün perde perde solduğu anlatılır ve şiirin nakaratı gelir: “Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta”. Üçüncü bentte güller yere eğilmiş, durmadan kanamaktadır; dallarda alev gibi kanlı bülbüller durur; şair suların mı yandığını, mermerin neden tunca benzediğini sorar. Son bentte bütün bu görüntülerin ruha dolan gizli bir dil (“lisân-ı hafî”) olduğu söylenir ve nakarat tekrarlanır. Şiirde merdiven, güneş rengi yapraklar ve kızıl akşam bir araya gelir; yavaş yavaş yükselen adımlar ve solan yüz, akşamın gelişini ve geçen zamanı birlikte duyurur. Haşim'in akşam ve kızıl ışık imgeleri, açıkça söylenmeyen bir hüznü anlatır.

Merdiven Ana Fikri

Akşamın kızıl ışığı, solan yüz ve kanayan güller, sözcüklerle anlatılamayan bir hüznü ruha gizli bir dille duyurur.

Teması

Akşam ve hüzün

Ahmet Haşim'in Diğer Şiirleri

Tüm Ahmet Haşim şiirleri →