Kenâr-ı âba dizilmiş, sükûn ile bekler
Füsûn-ı mâha dalan pür-hayâl leylekler...
Havâda bir gölü tanzir eder semâ bu gece
Onun böcekleri gûyâ nücûmdur yekser...
Neden bu âb-ı semâvîde avlananlar yok
Bu haşr-ı nûr-ı hüveynâtı hangi kuşlar yer?
Eder bu hikmete gûyâ ki vakf-ı rûh u nazar
Füsûn-ı mâha dalan pür-hayâl leylekler.
Ahmet Haşim 1933 yılında öldüğü için bu eserin özgün metni kamu malıdır. Metin Vikikaynak aktarımından alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansıyla paylaşılır.
Mehtabta Leylekler Şiirinin Açıklaması
Dört beyitten oluşan şiir, ay ışığında su kenarına dizilmiş leylekleri anlatır. Leylekler ayın büyüsüne (“füsûn-ı mâh”) dalmış, hayal dolu bir sükûnet içinde beklemektedir. İkinci beyitte gökyüzü bu gece havada bir gölün benzerini kurar; yıldızlar da sanki bu gök gölünün böcekleridir. Üçüncü beyitte şair bir soru sorar: Bu gök suyunda avlanan yok mudur, bu ışıktan böcek kalabalığını hangi kuşlar yiyecektir? Son beyitte ilk beyitteki dize tekrarlanır ve ayın büyüsüne dalan leyleklerin sanki bu sırra ruhlarını ve bakışlarını adadıkları söylenir. Şiir, su kenarında av bekleyen leyleklerle yıldızlı gök arasında bir benzerlik kurar; gerçek göl ile gökteki göl, sudaki böceklerle yıldızlar iç içe geçer ve gece manzarası düşsel bir tabloya dönüşür.
Mehtabta Leylekler Ana Fikri
Ay ışığında su kenarında bekleyen leylekler, yıldızlı göğü av dolu bir göl gibi seyrederek gece manzarasını düşsel bir sırra dönüştürür.
Teması
Ay ışığı ve düş