İçeriğe geç

Kapalı Çarşı Şiiri

Orhan Veli Kanık · 16 dize

PDF İndir

Giyilmemiş çamaşırlar nasıl kokar bilirsin,
Sandık odalarında;
Senin de dükkânın öyle kokar işte.
Ablamı tanımazsın,
Hürriyette gelin olacaktı, yaşasaydı;
Bu teller onun telleri,
Bu duvak onun duvağı işte.
Ya bu camlardaki kadınlar?
Bu mavi mavi,
Bu yeşil yeşil fistanlı...
Geceleri de ayakta mı dururlar böyle?
Ya şu pembezar gömlek?
Onun da bir hikâyesi yok mu?
Kapalı Çarşı diyip geçme;
Kapalı Çarşı,
Kapalı kutu.

Orhan Veli Kanık 1950 yılında öldüğü için bu eserin özgün metni kamu malıdır. Metin Vikikaynak aktarımından alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansıyla paylaşılır.

Kapalı Çarşı Şiirinin Açıklaması

Kapalı Çarşı'daki bir dükkân sahibine yapılan seslenişle başlar şiir. Dükkânın kokusunu sandık odalarındaki giyilmemiş çamaşırların kokusuna benzetir. Sonra kişisel bir hatıra açılır: Ablası yaşasaydı gelin olacaktı; dükkândaki teller onun telleri, duvak onun duvağıdır. Ardından vitrindeki mavi, yeşil fistanlı kadınlara, yani mankenlere ve pembe bir gömleğe dikkat çekilir; onların da geceleri ayakta durup durmadığı, bir hikâyesi olup olmadığı sorulur. Şiirin sonundaki “Kapalı Çarşı, / Kapalı kutu” dizeleri, çarşının her nesnesinde gizli hikâyeler saklandığını söyleyen bir söz oyunudur. Sıradan alışveriş eşyası, yaşanmamış hayatların hüznünü taşır.

Kapalı Çarşı Ana Fikri

Kapalı Çarşı'daki her nesne, gelin olamamış bir abla gibi gizli ve hüzünlü hikâyeler saklayan kapalı bir kutudur.

Teması

Eşyalardaki gizli hikâyeler

Orhan Veli'nin Diğer Şiirleri

Tüm Orhan Veli Kanık şiirleri →