İçeriğe geç

İstiklâl Marşı Şiiri

Mehmet Âkif Ersoy · İlk yayın: Sebîlürreşâd, sayı 468, 17 Şubat 1921; TBMM'de kabulü 12 Mart 1921 · 41 dize

PDF İndir

Kahraman Ordumuza

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak!

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl!
Kahraman ırkıma bir gül... Ne bu şiddet bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl;
Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl.

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın, bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim: Bendimi çiğner, aşarım;
Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.

Garb’ın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar;
Benim îman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir îmânı boğar,
“Medeniyyet!” dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın;
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın...
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri “Toprak!” diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehîd oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
Verme, dünyâları alsan da, bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ?
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
Cânı, cânânı, bütün vârımı alsın da Hudâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.

Rûhumun senden İlâhî şudur ancak emeli:
Değmesin ma’bedimin göğsüne nâ-mahrem eli;
Bu ezanlar -ki şehâdetleri dînin temeli-
Ebedî, yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım;
Her cerîhamdan, İlâhî, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır rûh-i mücerred gibi yerden na’şım!
O zaman yükselerek Arş’a değer, belki, başım.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyyet;
Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl.

Mehmet Âkif Ersoy 1936 yılında öldüğü için bu eserin özgün metni kamu malıdır. Metin T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı Dijital Safahat yayınından alınmıştır.

İstiklâl Marşı Şiirinin Açıklaması

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 12 Mart 1921'de millî marş olarak kabul ettiği şiir on kıtadan oluşur. “Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak” dizesiyle açılır; bayrak milletin sönmeyecek yıldızıdır ve yalnız bu millete aittir. Şair hilâle çehresini çatmamasını, kahraman ırkına gülmesini söyler; yoksa dökülen kanlar ona helâl olmayacaktır, çünkü bağımsızlık Hakk'a tapan milletin hakkıdır. Ardından ezelden beri hür yaşamış bir milletin zincire vurulamayacağını, kükremiş bir sel gibi engelleri aşacağını anlatır. Batı'nın çelik zırhlı duvarlarına karşı iman dolu göğsü sınır olarak gösterir ve “tek dişi kalmış canavar” diye andığı medeniyetten korkmamayı öğütler. Sonraki kıtalarda toprağın altında kefensiz yatan şehitler hatırlatılır; bu “cennet vatan” dünyalara bile değişilmeyecektir. Şair Tanrı'dan mabedine yabancı el değmemesini, ezanların yurdun üstünde sürmesini diler; o zaman taşının bile vecd ile bin secde edeceğini söyler. Son kıtada hilâlin şafaklar gibi dalgalanması istenir; hürriyet bayrağın, bağımsızlık Hakk'a tapan milletin hakkıdır.

İstiklâl Marşı Ana Fikri

Hür yaşamış ve Hakk'a inanan bir millet, şehitlerle kutsanmış vatanını hiçbir güce teslim etmez; bağımsızlık onun vazgeçilmez hakkıdır.

Teması

Bağımsızlık, vatan ve iman

Mehmet Akif Ersoy'un Diğer Şiirleri

Tüm Mehmet Âkif Ersoy şiirleri →