Kim söylemiş beni
Süheylâ'ya vurulmuşum diye?
Kim görmüş, ama kim,
Eleni'yi öptüğümü,
Yüksekkaldırımda, güpegündüz?
Melâhat'i almışım da sonra
Alemdara gitmişim, öyle mi?
Onu sonra anlatırım, fakat
Kimin bacağını sıkmışım tramvayda?
Gûya bir de Galataya dadanmışız;
Kafaları çekip çekip
Orada alıyormuşuz soluğu;
Geç bunları, anam babam, geç;
Geç bunları bir kalem;
Bilirim ben yaptığımı.
Ya o, Muallâ'yı sandala atıp,
Ruhumda hicranın'ı söyletme hikâyesi?
Orhan Veli Kanık 1950 yılında öldüğü için bu eserin özgün metni kamu malıdır. Metin Vikikaynak aktarımından alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansıyla paylaşılır.
Dedikodu Şiirinin Açıklaması
Konuşan kişi, hakkında çıkan dedikoduları tek tek sayarak inkâr eder gibi yapar. Süheylâ'ya vurulduğu, Eleni'yi Yüksekkaldırım'da güpegündüz öptüğü, Melâhat'i Alemdar'a götürdüğü, tramvayda birinin bacağını sıktığı, Galata'ya dadanıp orada içtiği söylenmektedir. Ancak inkârlar yarımdır; bazı iddialar için “Onu sonra anlatırım” der, sonunda da “Bilirim ben yaptığımı” diyerek konuyu kapatır. Şiirin mizahı, bu savunmanın aslında bir itirafa dönüşmesindedir. Son dizelerde kahraman, kimsenin bilmediği asıl hikâyeyi, Muallâ'yı sandala atıp ona şarkı söyletmesini kendi ağzıyla ortaya döker. Dedikoduları küçümserken daha büyüğünü kendisi anlatmış olur.
Dedikodu Ana Fikri
Hakkındaki dedikoduları inkâr etmeye çalışan kahraman, sonunda kimsenin bilmediği bir maceraya kendisi işaret ederek gülünç bir itirafta bulunur.
Teması
Dedikodu ve mizahi itiraf