İçeriğe geç

Âtiyi Karanlık Görerek Azmi Bırakmak Şiiri

Mehmet Âkif Ersoy · İlk yayın: Safahat 3. kitap Hakkın Sesleri (1913); şiirin altında: 14 Mart 1329 (27 Mart 1913) · 42 dize

PDF İndir

“Oğullarım! Gidiniz de Yûsuf’la kardeşini araştırınız, hem sakın Allah’ın inâyetinden ümîdinizi kesmeyiniz; zîrâ, kâfirlerden başkası Allah’ın inâyetinden ümîdini kesmez.” (Yûsuf Sûresi, 87)

Âtiyi karanlık görerek azmi bırakmak...
Alçak bir ölüm varsa, emînim, budur ancak.
Dünyâda inanmam, hani görsem de gözümle.
İmânı olan kimse gebermez bu ölümle:
Ey dipdiri meyyit, "İki el bir baş içindir."
Davransana... Eller de senin, baş da senindir!
His yok, hareket yok, acı yok... Leş mi kesildin?
Hayret veriyorsun bana... Sen böyle değildin.
Kurtulmaya azmin neye bilmem ki süreksiz?
Kendin mi senin, yoksa ümîdin mi yüreksiz?
Âtiyi karanlık görüvermekle apıştın?
Esbâbı elinden atarak ye'se yapıştın!
Karşında ziyâ yoksa, sağından, ya solundan
Tek bir ışık olsun buluver... Kalma yolundan.
Âlemde ziyâ kalmasa, halk etmelisin, halk!
Ey elleri böğründe yatan, şaşkın adam, kalk!
Herkes gibi dünyâda henüz hakk-i hayâtın
Varken, hani herkes gibi azminde sebâtın?
Ye's öyle bataktır ki; düşersen boğulursun.
Ümmîde sarıl sımsıkı, seyret ne olursun!
Azmiyle, ümidiyle yaşar hep yaşayanlar;
Me'yûs olanın rûhunu, vicdânını bağlar
Lânetleme bir ukde-i hâtır ki: çözülmez...
En korkulu câni gibi ye'sin yüzü gülmez!
Mâdâm ki alçaklığı bir, ye's ile şirkin;
Mâdâm ki ondan daha mel'un daha çirkin
Bir seyyie yoktur sana; ey unsur-ı îman,
Nevmid olarak rahmet-i mev'ûd-u Hudâ'dan,
Hüsrâna rıza verme... Çalış... Azmi bırakma;
Kendin yanacaksan bile, evlâdını yakma!

Evler tünek olmuş, ötüyor bir sürü baykuş...
Seslerde: "Vatan tehlikedeymiş... Batıyormuş!"
Lâkin, hani, milyonları örten şu yığından,
Tek kol da “Yapışsam...” demiyor bir tarafından!
Sâhipsiz olan memleketin batması haktır;
Sen sâhip olursan bu vatan batmayacaktır.
Feryâdı bırak, kendine gel, çünkü zaman dar...
Uğraş ki: telâfi edecek bunca zarar var.
Feryâd ile kurtulması me'mûl ise haykır!
Yok, yok! Hele azmindeki zincirleri bir kır!
'İş bitti... Sebâtın sonu yoktur!' deme, yılma.
Ey millet-i merhûme, sakın ye'se kapılma.

Mehmet Âkif Ersoy 1936 yılında öldüğü için bu eserin özgün metni kamu malıdır. Metin Vikikaynak aktarımından alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansıyla paylaşılır.

Âtiyi Karanlık Görerek Azmi Bırakmak Şiirinin Açıklaması

Şiir, “Âtiyi karanlık görerek azmi bırakmak...” dizesinin ardından “Alçak bir ölüm varsa, emînim, budur ancak.” diyerek açılır: Geleceği karanlık görüp çabadan vazgeçmek en alçakça ölümdür. Şair, imanı olan birinin böyle ölmeyeceğini söyler ve umudunu yitirmiş birine, bir “dipdiri meyyit”e seslenir: İki el bir baş içindir, elleri de başı da kendisinindir; öyleyse davranmalıdır. Karşısında ışık yoksa sağından ya da solundan tek bir ışık bulmalı, dünyada ışık kalmamışsa onu yaratmalıdır. Umutsuzluğun bir bataklık olduğunu, düşenin boğulacağını, umuda sımsıkı sarılmak gerektiğini anlatır; ye'sin alçaklıkta şirkle bir olduğunu, ondan daha çirkin bir kötülük bulunmadığını söyler ve kendisi yanacaksa bile evladını yakmamasını ister. İkinci bölümde evlerin tünek olduğu, baykuşların “Vatan tehlikedeymiş... Batıyormuş!” diye öttüğü, ama milyonlar arasından “Yapışsam...” diyen tek bir kol bile çıkmadığı söylenir. Şair sahipsiz memleketin batmasının hak olduğunu, sahip çıkılırsa vatanın batmayacağını vurgular; feryadı bırakıp çalışmayı, azmindeki zincirleri kırmayı öğütler. Şiir, “Ey millet-i merhûme, sakın ye'se kapılma.” dizesiyle biter. Hakkın Sesleri kitabında Yûsuf suresinin 87. ayetinin meali başlığıyla yer alır.

Âtiyi Karanlık Görerek Azmi Bırakmak Ana Fikri

Geleceği karanlık görüp çabadan vazgeçmek en alçak ölümdür; inanan insan umuda sarılmalı ve vatanına sahip çıkmak için çalışmalıdır.

Teması

Ümit, azim ve çalışma

Mehmet Akif Ersoy'un Diğer Şiirleri

Tüm Mehmet Âkif Ersoy şiirleri →