Ömer Seyfettin Hikâyeleri
Ömer Seyfettin'in kamu malı olan hikâyeleri tam metin olarak bu sayfada: 47 eser, alfabetik sırayla. Her eserin sayfasında metnin tamamı, özeti, ana fikri, karakterleri ve ücretsiz PDF'i bulunur.
- AlekoKüçük Ali, yorgun uykusundan uyanınca kalktı. Gece yattığı tozlu fundalıklardan çıktı. Ilık, parlak bir güneş her tarafı ısıtıyordu. Bulutsuz hava…
- AntiseptikMinimini, güzel, şeytan Bedia'yı ailesi büyük bir adama vermek istiyordu. Halbuki o iki senedir, tıbbiye talebesinden olan kuzeni Namık'la işi…
- Aşk DalgasıVapur dopdoluydu. Son düdük öttü. İki yandaki çarklar, dar kafeslerinde birden uyanan alışkın ve müthiş deniz aygırları gibi, hiddetli bir gürültü…
- Bahar ve KelebeklerKüçük salonun fes renginde kalın ve ağır perdeli penceresinden dışarısı muhteşem, parlak bir suluboya levhası gibi görünüyordu. Saf mavi bir sema.…
- BalkonMuhsin Bey sofradan kalkınca, büyük ceviz büfeye dayanmış, kendilerini gülümseyerek dinleyen hizmetçiye: — Eleni, nargilemi kameriyeye getir…
- Başını Vermeyen Şehit"...Hak budur ki, ol guzzâtın içinde böyle gaziler olmasa. Zigetvar'a bu kadar kurbi civarda, cevânib-i erbaa kafir hisarı iken, meks ve ârâm…
- Binecek ŞeyDerviş Hasan birdenbire durdu. Kirli, yırtık yenleriyle alnının terlerini sildi. Sıcak bir haziran güneşi dünyayı sebepsiz bir belâ gibi kasıp…
- Bir Hatıra"Le grade dégrade.." Ah gençlik!.. Tıpkı ezeli bir baharın ilk çiçekli günlerine benzer. Yeşil kırlar, kelebek dolu bahçeler, güzel kokular içinde…
- Bir Kayışın TesiriBir zabit arkadaşımla oturuyorduk. Yanımızdaki masada iri, palabıyıklı, kocaman kalpaklı bir babayiğit, çetin bir Çerkes şivesiyle karşısında…
- BombaAli Süha Bey'e Duvarları ve tavanı uzun bir kışın isleriyle kararmış bu yer odasında mahpus gibi duran bodur ve çirkin ocak, içindeki odunları sanki…
- BüyücüBüyük Selahaddin, kendisinden aman dileyen Kudüs'ü aldıktan sonra hiç durmamıştı. Şam'da "Biraz dinlenelim!" istirhamında bulunan askerine, — Ömür…
- Elma–Ali Canip Beye– Âteşin, hummalı, şedit muhabbetler iftiraksız bir vefa bağının yakarak yelpazeleyen hararetli kanatları altında söndükten sonra…
- FermanSanki bir tûfandı. Gök delinmiş gibi fasılasız yağmurlar yağıyor ve bütün ordu Semlin'e doğru sel, çamur, sis ve bora içinde ilerliyordu. Belgrad…
- Fon Sadriştayn’ın KarısıO gün İstanbul'da kalsam bile hiçbir iş yapamayacaktım. Müthiş, acı, anlatılmaz bir sinir nöbeti yine beni kıvrandırıyordu. Bu korkunç hali…
- Gizli MâbedGeçen gün Tokatlıyan'da Sermet bana genç bir Frenk takdim etti. Sorbon'dan arkadaşmış! Kumral, çini mavi gözlü, güzel, narin, nazik bir çocuk! Azgın…
- HavyarHandune hanım eski bir şeyhülislam haremidir. Yaşı bugün altmışı aşmak üzere...Gamsız, kasâvetsiz vaktini geçirir. Hala pembe beyaz durur. Yüzünde…
- Hürriyet Bayrakları...O akşam Demirhisar'dan Cuma-yi Bâlâ'ya geç ve yorgun gelmiştim. Gündüz hava pek sıcaktı. Başağrısı bana eski ve pis otelin aç tahtakurularını…
- İki MebusMaî ve serin bir sonbahar gecesiydi. Cesîm ağaçlarıyla hakikaten baîd bir peri ormanına benzeyen muhteşem bahçenin ortasındaki mahfel-i üdebâda bir…
- İlk Namaz1 Aralık 1320 Oh, bu sabah ne kadar soğuktu, yatağımın hararetlerini terk ettiğim vakit, çılgın fırtınalarla haykırarak, tehditkâr rüzgarlarla…
- KerâmetYangın yarım saatten beri devam ediyordu. Fakat mahallenin ahalisi iki ev sonra söneceğine kâildiler. Çünkü bir zât-ı şerifin türbesi vardı. Mümkün…
- Kesik BıyıkDarvin denilen adamın sözüne inanmalı. Evet. İnsanlar mutlaka maymundan türemişler! Çünkü işte neyi görsek hemen taklit ediyoruz; oturmayı…
- Korkunç Bir CezaHasan Ağa, başka hemşerileri gibi yapmamış, İstanbul'a karısıyla beraber gelmişti. Para kazanmak iyi şeydi ama, bekarlığa can dayanmıyordu.…
- Kurbağa DuasıReşat Nuri'ye Taşra âlemi... Yani İstanbul'un dışında geçen hayat, ne hoştur! Bunu ancak yaşayan bilir. Bir taraftan eşraf, ulemâ filan! Öbür…
- Kurumuş AğaçlarDeli Murat, memleketin en azılı bir derebeyi idi! Fakat yaşlandıkça aklı başına geldi. İyinin, kötünün farkına varmaya başladı. Artık en küçük bir…
- KütükAlaca karanlık içinde sivri, siyah bir kayanın müphem hayali gibi yükselen Şalgo burcu uyanıktı. Vakit vakit inlettiği trampete, boru seslerini…
- KıskançlıkAli Cânib'e "Adeta, ufacık bir çocukken yazıp da neşre cesaret edemediğim bu hikâyeyi, ölen annemin kitapları arasında buldum. Garip bir merakla…
- Kızıl Elma Neresi?"...Hemen göstersünler. Dalkılıç olur, düşmanı harâb iderüz ve kralın tac ü tahtını başına geçürüp Kızıl Elma'ya dek giderüz.." Kocasekbanbaşı…
- MüjdeSabaha yakındı. Arkamızda bıraktığımız tepelerin üstü morlaşıyordu. Genç şairlerle bizi siperlere doğru götüren arabalar, karanlığın içinde…
- NamusDaha geceydi. Çobanyıldızı derinlerden dünya üzerindeki uyumuş sürülere bakan tek bir göz gibi parlıyor, koyu karanlıklara mavi bir ışık akıtıyordu.…
- Niçin Zengin Olmamış?"Bir Sultanî mualliminin hâtırat defterinden üç dört sahîfe" . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 7 Kânun-ı sânî 1916 – Derler ki…
- NâdanNâdan ile sohbet etmek güçtür bilene; Çünkü nâdân ne gelirse, söyler, diline! Atasözü İstanbul üç gündür sis içindeydi. Topkapı Sarayı'nı, açık kül…
- Pembe İncili KaftanBüyük kubbeli serin Dîvan, bugün daha sakin, daha gölgeliydi. Pencerelerinden süzülen mavi, mor, sincâbî bahar ziyaları, çinilerinin yeşil…
- Perili KöşkSermet Bey döndü, arkasındaki bekçiye: — İşte bir boş köşk daha... Dedi. Küçük bir çam ormanının önünde beyaz, şık bir bina. Mermerdenmiş gibi göz…
- RüşvetÇarşı meydanının büyük çınar ağaçları, yere düşen gölgelerini alacalandırarak, fısıldıyorlardı. Kuvvetli bir rüzgâr esiyordu. Avukat Hacı Namık…
- Tarih Ezeli Bir TekerrürdürMüverrih S... Bey'e mektup Son makale-i tarihiyenizi büyük bir dikkatle okudum. Sizi bütün kuvvetimle, bütün maddiyetimle tasdik ederim. Gözlerini…
- Teke Tek"...Türkler az söyler, çok yapar." Maktûl İbrahim Paşa Bosna Beyi ile Semendire Beyi'nin askerleri işte kaç haftadır "Yayçe"'yi sarmışlar…
- TerakkiYaz... Ramazan! Hava öyle sıcak ki... İndirilmiş perdelerin arkasında gizli gizli tutuşan, fakat hiç gürültüsü duyulmayan bir cehennem var…
- TeselliBatıdan gelen büyük düz yolun tâ ağzındaki taş konak, zairsiz bir türbe gibi sakindi. Yeşil boyalı demir kapısının aralığına yaslanmış ak sakallı…
- TopuzKaramanın koyunu, Sonra çıkar oyunu... Atasözü Küçük pâyitahtın karışık sokakları bugün çok kalabalıktı. Tıpkı ilkbaharda bir bayram gibi... Bütün…
- Tosİki saattir eski geyik postu seccadesinin üstünde "Salâtüselam" çeken Fatma Hanım, tüneğinden inecek bir anaç tavuk edasıyla ayağa kalkınca…
- Velinimet«Aklı, insanin külahında bir çividir. Yumruk yemeden kafasının içine girmez...» Arnavut Meseli Geçen gün hava ne güzeldi! Logaritmacı Hasan'la…
- Vireİki senedir Goça taraflarını alan, talan eden on altı bin kişilik Türk ordusundan şimdi, bu kalede yadigâr gibi, yüz elli asker kalmıştı. Onlar da…
- Yalnız EfeSabahtan beri yürüyorduk. Düşe kalka geçtiğimiz sarp keçi yolları bazen sel yarıkları içinde kayboluyor, bazen sık fundalıklardan ayrılarak, dibinde…
- Yuf Borusu Seni BekliyorAksaraylı Câbir Paşa'yı bir zamanlar tanımayan yoktu; zevcesi, Cennetmekan'ın gözdelerinden mi, hazinedar ustalarından mı ne imiş... İşin içyüzünü…
- Yüksek ÖkçelerHatice Hanım, pek genç dul kalmış zengin bir hanımcağızdı. On üç yaşında iken altmış yaşında bir kocaya vardığı için "izdivaç" denen şeyden nefret…
- YüzakıMehmet Efendi, on senedir kasabada oturuyordu. Köydeki tarlaları, bağları, bahçeleri ortak elinde kalmıştı. Aziz ahbabı Müftü Hacı Ali Efendi ile…
- Çirkinliğin EsrarıBilmiyorlar da sevmediklerini, Ediyorlar büyük büyük yemini; Bana gösterme, sen de nefretini, Ne şifalar veren yalanlar var! Genç kızlarla bir odada…
Ömer Seyfettin hakkında daha fazlası için Ömer Seyfettin kitapları ve biyografisi sayfasına bakabilirsiniz.