Yanıyor beynimin kanı,
Bilmem nerelere gitsem?
İçime sığmayan canı
Hangi rüzgara eş etsem?
Akşam sular karardı mı?
Bir dağa versem ardımı,
İçimi yakan derdimi
Sağır göklere anlatsam...
İçiliversem dem gibi,
Kırılıversem cam gibi,
Şamdanda yanan mum gibi,
Sabahı görmeden bitsem...
Bir yüce ormana dalıp
Ya bir dağ başına gelip,
Beni yaradanı bulup
Malını başına atsam...
Görünmez kollar boynumda,
Yarin hayali koynumda,
Sıcak bir kurşun beynimde,
Bir ağaç dibinde yatsam...
Sabahattin Ali 1948 yılında öldüğü için bu eserin özgün metni kamu malıdır. Metin Vikikaynak aktarımından alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansıyla paylaşılır.
İstek Şiirinin Açıklaması
İçine sığmayan, beyni yanan bir insanın kaçma ve tükenme isteği, beş dörtlük boyunca giderek koyulaşır. Şair önce nereye gideceğini, canını hangi rüzgâra katacağını bilemediğini söyler. Akşam kararırken bir dağa sırtını verip içini yakan derdi sağır göklere anlatmak ister. Üçüncü dörtlükte dem gibi içilmek, cam gibi kırılmak, şamdanda yanan mum gibi sabahı görmeden bitmek dileğini art arda gelen benzetmelerle dile getirir. Ardından bir ormana dalıp ya da bir dağ başına çıkıp kendisini yaratanı bulup verdiklerini onun başına atmak ister. Son dörtlükte boynunda görünmez kollar, koynunda sevdiğinin hayaliyle bir ağaç dibinde yatmayı düşler; bu tablo ölüm imgesiyle tamamlanır. Şiir, aşk acısı ve isyanla karışmış derin bir umutsuzluğun ifadesidir.
İstek Ana Fikri
Derdini kimseye anlatamayan, içine sığmayan bir insanın umutsuzluğu, kaçma, isyan etme ve tükenme isteğine dönüşür.
Teması
Umutsuzluk ve isyan